Ahlaklıysam O Halde Varım !
- Rukenzen
- 1 Eylül 2025 - 09:25
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Var olmak sadece nefes almak değildir.İnsan her şeyden evvel ne için yaşadığını sorgulamalı. Ne için yaşadığını bilmeyen insanın düşüncesi ne kadar sahici olabilir veya neye yönelmek zorunda kalır? Neyseki bize , İsmet Özel’in dediği gibi ‘’ Allah’ın her şeyi biliyor olması kafi geliyor. ‘’
Ne için yaratıldık, ne uğruna yaşamalıyız, neler yapmamalıyız ve neye yönelmeliyiz ?
Hepsinin cevabını Cenab-ı Allah bizlere bildiriyor. ‘’ Ancak beni Rabb olarak tanımaları ve yalnızca bana kulluk ve itaat etmeleri için yarattım.’’ Ya nasıl kul olunur ? Bunu anlayabilmemiz için elbette ‘’en güzel kul ‘’ olan efendimiz (s.a.v)’ e bakacağız.Ne buyuruyor nebiler nebisi; ‘’ Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim ‘’ Ve vahyin sesi fısıldıyor semadan, “Ve şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzeresin.” Ayetin bize anlattığı şey O’nun ahlakıdır. Çünkü O’nun ahlakı süphesiz başkalarınıda anlamlı kıldı. Zira insan sadece havayı nüfuz edip var olmak için değil, ahlaklı bir varlık olmak için yaşamalıdır. İnsanı esfel-i safilinden, ala-yı illiyyine yükseltende elbette yalnızca güzel ahlaktır. Ya nedir güzel ahlak ? Ve tekrar vahyin sesine kabartıyoruz kulaklarımızı, “Andolsun ki, sizin için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır’’ Nerede o örnek ? Taif’te taşlanırken ettiği duada. Uhud’ta mübarek dişleri kırılınca söylediklerinde. Mekke’yi fethettiğinde yaptıklarında.İşte o ahlakla ahlaklanırsak, insanlık yaşar. Ve O’na benzersek ‘’varız’’ yoksa ne işe yararız?
Peki ya nasıl benzeyeceğiz O’na ?
Elbette yine Allah’ın her şeyi biliyor olması kafi geliyor ve vahyin lemalarına çeviriyoruz gözlerimizi, ‘’ Büyük bir ahlak üzeresin’’ buyuruyor. Bu ayetle efendimiz ahlakın bizzat ekseni olmuştur. Bizlere düşen o eksen etrafında dönüp durmak. Sapmadan, şaşmadan, sırat-ı müstakimde olmak gibi. Bizler için o makama ermek mümkün değildir. Yalnızca o makama yönelebiliriz. O’nun ahlakı ekseninde tavaf edip durabiliriz… Oldum demeden. Vardım demeden. Daima bir yöneliş içinde. Eksene sadakatle durmadan ve sabit kalmadan. Zira Cenab-ı Allah buyuruyor ; “O, sizi kendisine yönelmeye çağırıyor.’’ Demek ahlak belki de bir tavır değil, bir kıbledir. Namazda durur gibi. Aklımız nerede olursa olsun, kalbimiz neyle meşgul olursa olsun kıblemiz sabittir ve yerimizden oynamayız. Tıpkı namazda kıbleye olan sadakatimiz gibi O’nun sünnetine yönelir Allah’tan güzel ahlak dileriz. Zira kendileri dahi şöyle buyurmuşlardır; .Allah’ım! Beni güzel ahlâka eriştir. Senden başka güzel ahlâka eriştirecek yoktur. Kötü ahlâkı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlâkı benden uzaklaştıracak yoktur!..”
Ezcümle, Descartes'in aksine bizler düşününce değil ! Ahlaklı isek varız ...
Etiketler
Yazar Hakkında
Rukenzen
.
Yorumlar