Kültür Sanat

Bîmâr Olana Musiki

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 2
Bîmâr Olana Musiki

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” inancı ile yola çıkan atalarımız hem sağlık hem de mimari anlamda çığır açan “bimarhane” kavramı ile günümüze ışık tutmuştur. Diğer ülke ve devletlerde akıl hastalarının, güya içlerindeki cinleri çıkartmak için yakıldıkları bir çağda Osmanlı'nın kültür ve sanat merkezlerinde asırlarca uygulanan tedaviler günümüzde bile geçerliliğini sürdürmektedir. Bimarhane, Osmanlıca-Türkçe Lügat’ta, “hastane”, “tımarhane” olarak tanımlanır. Uzun asırlar boyunca bugünkü hastane terimini karşılayan “bimarhane” kelimesi anlam kayması sonucu “tımarhane” gibi akıl hastalarının bulundurulduğu yer anlamını kazanmıştır. 

Bugüne kadar ulaşabilen İslam hastanelerinin çoğu Osmanlı Devletine ait olanlardır. Osmanlı hastanelerinin en bariz mimari özelliği cami, medrese, imaret, tabhane, kervansaray, hamam, çarşı ve çeşmelerden meydana gelen külliyelerin bir parçası olarak planlanmalarıdır. Bu külliyeler şehir içinde birer küçük şehir oluşturacak bir sosyal merkez gibi halkın her türlü sosyokültürel ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını da karşılamaktaydı. Osmanlı hastanelerinden Edirne’de bulunan II. Bayezid Darüşşifası aynı zamanda bir mimari eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hastanede diğer Selçuklu ve Osmanlı hastanelerinden farklı olarak mimari ağırlık camiye değil de hastane ve hemen yanında yer alan medreseye verilmiştir. Ana binada, ortası havuzlu ve üzeri büyük kubbe ile örtülü merkezi avlunun etrafında altısı kış, altısı yaz için tasarlanmış hasta mekânları sıralanmakta ve bunlardan girişin karşısındakinin müzik odası olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır: Bina müzikle tedavi için kusursuz bir akustik yapıya sahiptir. 10 kişiden oluşan musiki topluluğunun haftada 3 gün verdiği musiki konserleri yankılanmadan binanın her tarafından rahatlıkla dinlenebilir. Aynı zaman da hiçbir hasta belli bir odada sabit kalmamaktadır. İlk girişinden itibaren her odanın tavan penceresi güneşi farklı bir açı ile almaktadır. İlk girilen odada daha az ışık alırken çıkışa doğru ilerlediğinizde güneş ışığı artmaktadır. Bimar olan kişi ilk girdiğinde ışıktan rahatsız olabilir diye ışık oda oda ve yavaş yavaş artmaktadır. 

 

“Aşık aşkından delirir, bimarhanede bulur kendini. İlk odaya girer karanlık köşede oturur. Şadırvandan gelen su sesi ile huzur bulmaya başlar. Oda oda ilerler. Güneşin ışığına alışır, musiki ile mest olur. Bir süre sonra şifayı bulur son odadan çıkar artık. İyidir, iyileşmiştir. Tam kapıdan çıkarken bir gül görür bahçede, koklar onu. Kokusu ile neden içeri girdiğini yani sevgiliyi hatırlar. Aşık yine ilk odada bulur kendini.”

 

 Tedavide musikinin yanı sıra su sesi ve güzel kokudan da yararlanılmaktaydı. Şadırvandan fışkıran suların çıkardığı ses, tedavinin önemli bir kısmını oluşturmaktaydı. Suyun akış gücü gün içinde birçok defa değiştirilmekteydi. Sürekli aynı sesi duymak rahatsız edebilecekken su sesinin düzenli olarak değişmesi rahatlatıcı bir etki yaratmaktaydı. 1652 yılında Edirne’ye gelen Evliya Çelebi, “Orada bir darüşşifa vardır ki, dil ile tarif edilmez ve kalem ile yazılmaz.” diye bahseder. Evliya Çelebi anlatıyor: ”Böyle dikkat ve özenle yapılmış şifa yurdunun anlatılan odalarında çeşitli hastalıklara tutulmuş zengin ve fakir, ihtiyar ve genç doludur. Bazı odalarda ilkbaharda delilik mevsiminde Edirne'nin aşk denizi derinliğine düşmüş sevdalı aşıklar çoğalıp, hekimin emriyle bu tımarhaneye getirilerek altun ve gümüş yaldızlı zincirlerle kerevetlerine takılıp, her biri aslan yatağında yatar gibi kükreyip yatarlar... Kimisi havuz ve şadırvanlara bakıp kalender hülyası kabilinden sözler eder, nicesi dahi o kemerli kubbenin etrafında olan gülistan, bağ ve bostan içindeki binlerce kuşların cıvıltılarını dinleyip, delilerin perdesiz ve ölçüsüz sesleriyle feryada başlarlar.”

 

Aynı zamanda Osmanlı Edebiyatında da akıl hastalarının müzikle tedavi edilmelerine yer verilmiştir: 

16 yüzyıl şairlerinden Nev’i meşhur bir beyitinde;

“Mihr ile dem-saz olup geçdik gurur-ı cahdanHasta-i ışkuz bize kanun ile timar olur”

demektedir.

Kaynak 1: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/515566
Kaynak 2: https://www.tarihlisanat.com/edirne-ii-bayezid-sifahane-kulliyesi/
Kaynak 3: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/13399
Etiketler
mimari bimarhane bimar hasta Şifa Musıki ses Su Osmanlı edirne insan Sağlık tedavi

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 2 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap