Edep Yahu!
- N S
- 6 Eylül 2020 - 13:16
- 4 dk okuma süresi
- -
- 2
Geçen gün utanma duygusu ile ilgili bir makale okudum. Şu an aklınızdan geçeni tahmin edebiliyorum sevgili okurlar...
"Kadında edep konusu..."
Evet, kadının en benzersiz ve en güzel ziynetinin edep olduğundan bahsediliyor, edebin kadına çok yakıştığından söz ediliyordu. Bu gibi yazıları her yerde görüp okumuş ya da kadının edepli olması gerektiğinden bahsedildiğini mutlaka duymuşsunuzdur. Fakat neden? Neden utanma ve edep denilince akla "ilk" ve "tek" gelen kadın oluyor? Erkekte de bu vasıfların olması gerekmiyor mu? Sadece kadına mı yakışıyor hayâ etmek?
Elbette ki kadının en güzel ve anlamlı süsü edeptir, üzerinde durduğum ve karşıt olduğum nokta bu değil. Benim canımı sıkan, edep-terbiye gibi güzel kavramları sadece kadında arayan ve erkeği bu konuda asla hesaba katmayan dar görüşlü insanlar... Sahiden; tepki gösterecek, bir makalede ya da sosyal medyada söz edecek kadar iğrendirmiyor mu sizi hicaptan bihaber erkekler? Tiksinmiyor musunuz gözlerini kaçırmayı bile bilmeyen, ulu orta küfür eden, hem gerçek hayatta hem de sosyal medyada nefsinin emirlerine amade olan erkeklerden? Sosyal medyada "Kendini düşürdüğü duruma bak!" diye ayıpladığımız edepten yoksun genç kızları, kadınları takip eden erkeklere neden hiçbir laf edilmiyor? Oysa hem o bayan hem de onu takip eden erkek aynı ahlaksızlığın içinde.
"Çapkın" kelimesini duymuşsunuzdur. Fakat benim kelime dağarcığımda böyle bir sözcük yok. Onun yerine; "ahlaksız" var, "onursuz" var, "terbiyesiz" var, "edep yoksunu" var. Bir kadın; "çapkın" denilen erkeğin yaptığı davranışları yapsa ve söylediği sözleri söylese hakkında ne düşünülürse, ben de aynısını "çapkın"lar için düşünüyorum. Bunu eşitlik için değil, adalet için bir çaba olarak görün, çünkü eşitlik adalet değil. Burada adil olan, her insan için geçerli olan hükümleri tek bir gruba -kadına ya da erkeğe- ait görmemektir.
Bir de, giydiği tayt ve daracık tişörtle her fırsatta "kadının tesettürü" diye ortaya atılan müslüman erkek kardeşlerimiz var ki, bunlar epey gülünç duruyorlar. "Tesettür sadece kadınlara mı?" diye sorduğumuzda ise cevap hazır: "Erkeğin tesettürü gözkapaklarıdır." Lakin kaçı gözkapaklarına dikkat ediyor? Bir şeyi lafta var etmekle hayata geçirmek arasında uçurumlar kadar fark vardır. "N'apalım yani? Her yer açık ve namahrem kadın dolu. Gözümüzü nereye çevirsek onlar..." diyenler çıkabilir. Atladıkları şey şu ki, gözlerini oraya buraya çevirmek zorunda değiller. O gözlerin yere çevrilebilme potansiyelleri de mevcut.
Müslüman olduğunu söyleyip "kadın tesettürü" konusu ağzından düşmeyen erkekler önce kendi giyimlerine bakıp kendilerini düzelttikten sonra kadınlara dönüp eleştiri yapmayı düşünmeliler, saygı çerçevesinde... "Süslüman" ve "Cık cık cık! Bir de Müslüman olacak" gibi laflar, insanları rencide etmek dışında hiçbir işe yaramaz. Neye mi yarar? Bir Müslümanın böyle hakaretler ettiğini, hoşgörüsüz ve nefret dolu olduğunu gören bir gayrimüslimi, hatta Müslümanı dinden soğutabilir. Sizce bu yarar mı? Eğer amacınız birine yardımcı olmak, dinimizi güzel yaşatmaksa; orada saygısızlık, sevgisizlik ve nefretin işi olmaz. Böyle yaparak dini tebliğ ettiğini, Müslüman kardeşini düşündüğünü söyleyen bu kişiler aslında kibir denizinde boğulurken kendini okyanus sananlar... İslam, ne yazık ki günümüzdeki Müslümanların yaşadığı gibi değil ve Müslümanların hatalarını dine mâl etmek mantıksız bir davranış. Fakat böyle söyleyip İslamı yanlış temsil etmeye, İslam karşıtlarına dinimize laf söyleme fırsatı vermeye de hiçbirimizin hakkı yok. Bu konuyla alakalı küçük bir alıntı yapmak isterim.
İstanbul'da bir Barsam Usta vardı, Ermeni kökenli; ama Müslüman olmuş Zahid ismini almıştı, Zahid Barsam. Ona her gün papaz geliyormuş.
Kendisi anlatır:
" Benim dükkânıma her gün geliyorlar. 'Ne diye değiştirdin dinini? Gel bizim eski dinimize' diye bana nasihat ediyorlar ve 'Bak! Filanca hacı böyle yaptı, filanca Müslüman tüccar şöyle yaptı...' diye kötü misaller veriyorlar. Ben onlara:
'Siz şehrin içindeki kanallardaki suları gösterip bu sular pis diyorsunuz. O suların çıktığı dağdaki asıl membasına gelirseniz o suyun ne kadar temiz olduğunu göreceksiniz.' diyorum.
Umarım bir gün, tek yaptığı eleştirmek ve nasihat vermek olan insanlar bir boy aynasına kavuşur; sonra da saygıyı, üslubu, tevazuyu öğrenir. Ve bayanlara söylüyorum: Eleştirilen kadınlardan biri olmamak bu ayrımcılığa gözlerinizi ve kulaklarınızı kapatmanızı gerektirmiyor. Çünkü ortada göz ardı edilemeyecek kadar büyük eksik ve yanlış algılar var.
Tesettürde, örtünme hususunda kadınlara da erkeklere de inen ayetler var; müslüman olarak uyulması gerekenler var. Özetle, şu iki husus:
1) Gözkapağı hususunda sadece erkeğin değil, kadının da gözkapaklarına sahip çıkması gerekiyor.
2) Edep ve utanma duygusu ise sadece kadın için değil; hem kadında hem de erkekte olması gereken, herkese yakışan bir vasıftır.
Yani, bahsettiğim kavram ve ölçütler asla tek bir cinsiyete indirgenemez. Edep Ya Hu! Herkese edep...
Yorumlar