En Sağlam Samimiyet Testi: Mutluluk Paylaşımı
- Esra Çakan
- 23 Haziran 2018 - 15:31
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Acının, sıkıntının paylaşımı sırasında hakiki hislerin/yüzlerin ortaya çıktığını sanılır. Yani genel kanı bu yönde. Oysa ben tam tersi olduğunu düşünüyorum ve buna eminim. Tam tersi yani asıl mutluluğu paylaşmak sırası geldiğinde dökülüyor tüm boyası hislerin/yüzlerin.
Çünkü acı bir tablo karşısında kayıtsız kalmamak için acıyı yaşayan kimseyle olumlu hissi bağlarınızın olmasına lüzum yoktur. Sadece olayın kendisi yeterlidir etkilenmenize ve dolayısı ile de karşınızdakinin yaşadığı acıya bir ucundan dahil olmanıza. Bunun birden fazla sebebi var tabi. Empati kuruyor olabilir, insani bir vazife olarak görüyor olabilirsiniz. Ortada acı çekilmesine sebep bir hal olduğunda ondan etkilenmek o atmosferin layığını vermek kolaydır yani.
Oysa mutluluk paylaşımı çok farklıdır. Bu ya vardır ya da yoktur. Muhatabınızın mutluluğu size keyif vermiyorsa bunu gizleyemezsiniz. Onun mutluluğuna karşı kayıtsız iseniz tebessüm etmeniz bir şey değiştirmez. Yapaylığın üstü, bir acıyı paylaşırken kolay örtülür fakat mutluluğu paylaşmaya gelince olduğu gibi görünecektir. Özellikle de hayat evresi sayılabilecek eşiklerden geçerken insan bunu daha net görebiliyormuş. Turnusol kağıdı gibi yani.
Birden, aslında kimin için ne ifade ettiğinizi canlı yayında görüyorsunuz. Bazen öyle oluyor ki fiziken yanınızda olmasına bile lüzum olmuyor, anlıyorsunuz ki o kalben yanınızda duruyor. Anlıyorsunuz, biliyorsunuz eli kalbinizin üstünde. Ya da tam tersi, bakıyorsunuz cisim olarak görünür ama zerre kadar orada olası yok. Bu ayrımı en net iyi şeyler oluyorken yapabilirsiniz, kötü şeyler bir sebepten olmazsa diğer sebepten yakalar çünkü insanı. Sizinle ağlanmış olması sizin için ağlandığı anlamına gelmez mesela, bunun birden fazla etkeni olabilir ama o samimi tebessümler sizin için değilse asla görünmez . Muadili, versiyonu, gibisi olur, o da dediğim gibi hemen belli olur.
Mesela, yanınızda olmayı ihtiyacınızı gidermek olarak görenler, buna mutluluk anında lüzum olmadığını düşünebiliyor ama kötü haldeyken ihtiyacınızı giderip vazifelerini tamamlamış oluyorlar. Tam bu ayrım aslında anlatmaya çalıştığım. "Olmam lazım" ile "olmak istiyorum" arasındaki o fark. Mutluluk paylaşımının turnusol kağıdı etkisi yapmasının temel sebebi bu fark.
Yani demem o ki; kötü günde değil iyi günde dökülüyor etekteki tüm taşlar. Bazen şaşkın bırakacak kadar net oluyor üstelik. Emin olun kimse yalancıktan mutluluk paylaşamıyor. Mutlu geçişlerinizde kalben yanınızda olan insanları muhafazalı yerlerde saklayın tüm gerçek varlığınız onlar çünkü.
Etiketler
Yazar Hakkında
Esra Çakan
Laf söyleyen balkabağı
Yorumlar