Eşikler ve Aşklar 1
- Şeyma Nur Gülaçar
- 4 Ağustos 2018 - 08:56
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Evlere gidiyorum bazen
Dolaşıyorum eşiklerde,
Kapılar görüyorum.
Avizelerle, tablolarla karşılaşıyorum.
Kimi zaman sohbet imkanı buluyorum,
En cansız canlılarla…
Dilsiz sanılan bu varlıklar her şeyi anlatıyor bana.
Huzuru da huzursuzluğu da…
Sevgiyi de merhameti de…
Kimi evlerde çok tozlu oluyor tablolar.
Aile fotoğrafları, eş, dost…
Yaklaşıyorum, gülümsüyorlar, halimizden memnunuz deyip yolluyorlar beni.
Kimi evlerde ise tozlu olmalarının yanı sıra renksiz ve solgun oluyorlar.
Ev sakinlerine bakıyorum, onlar da tablolar gibi yorgun ve hüzünlüler…
Biraz daha bakınıyorum anlamlandırmak adına.
Kimi zaman bir konsol üzerinde,
kimi zaman bir yatağın başucunda,
Anne-baba yahut yalnız anne ya da yalnız baba resmiyle karşılaşıyorum.
Anlıyorum ki kanatları kırılmış bu evin, huzur kuşunun…
Kapılar ağlıyor.
Eşikler ağlıyor.
Bir tek onlar ayakta…
Yine onlar ayakta…
Tablolardan da olsa o evi diri tutmaya çalışıyorlar.
Neden mi?
Çünkü, sevgi hep diridir!
Sevgi hiç ölmez!
Yorumlar