Hüzün Satırları
- Mütehassir
- 8 Eylül 2018 - 05:08
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Hüzünlü bir şarkı açtım ve başladım yazmaya. Hüzünlenmek için dinlemez, hüzünlü olduğum için dinlerdim. Derinlerde hissettiklerimi, hiçbir yere sığdıramadıklarımı su yüzüne çıkarabilmenin bir yoluydu benim için hüzünlü bir şeyler dinlemek. Ben anlatamazdım ya hani kendimi kendime bile, başkaları yazmıştı, bestelemişti işte benim yerime. Biraz hazıra konmaktı yaptığım, biraz da… Ne bileyim öyle işte.
Dinlemişim, dinlenmişim sanki. Ve sormuşum içimden içimdekine;
Hüznümün yalnızlığında,
Çıkmazında umudumun,
Gözlerimin buğusunda,
Günlümün ağrısında,
Önüme çıkan yoldaşım olur musun?
İnsan bir el arardı da bulamazdı ya hüzünlenince. Hüznünü paylaşmak zordu zira, dedim ya kendinle bile.
Geçenlerde dedi biri “Hüznüme git derim gitmez, gel desem zaten hiç gitmemiş.” Düşündüm de, ben ona hiç “git” dememişim, hep sıkı sıkıya tutmuşum onu, sarılmışım, yalnızlığımın içinde onu dost bilmişim kendime.
Gönlüm uzaklara hasretlik çekerken, hasretimde hüzün. Ruhum bir ruha koşup varamazken, yollarımda hüzün. Ellerim ararken tutunacak bir eli, bekleyişimde hüzün… Gülerken hiç olmadık şeylere, olmadık yerlerde; gülüşümde bile hüzün.
Hayatım benim hüzünle dost olmasın mı şimdi? Bu satırlar benim yalnız, buruk, çaresiz ve yarım kalmış hikayemin hüznünü barındırıyor aslında içinde. Safahat’ a başlarken diyor ya Akif;
“Bana sor sevgili kâri’, sana ben söyleyeyim,
Ne hüviyyette şu karşında duran eş’ârım”
Ben de son satırlarımı şöyle tamamlayayım:
Sen bu satırları okurken belki benim hüznümün yansımasını göreceksin gönül aynanda. Gönül aynana hüznü aksettirmek istemezdim ama senin gözlerinde de hüznü okumuşum belki de. Ondan hüznümün yanına koyup da dost edinmişim seni, bu satırları okumana müsaade etmişim senin.
Son cümlelerimde bana,hüznümün yalnızlığına hüzünlü bir şarkı eşlik ediyor;
“Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar,
Yeryüzünde sizin kadar yalnızım.”
Yorumlar