İki Çocuk Arasındaki Yaş Aralığı
- Fatma Nur Kayıkçı
- 29 Temmuz 2016 - 08:30
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
Efendim öncelikle sizlere kendimi takdim edeyim. Adım Fatma Nur, 27 aylık bir kızım var. Ayrıca gebeliğimin 31. Haftasına yeni girmiş bulunmaktayım. Yaklaşık 1.5 ay sonra resmi olarak iki çocuk annesi olacağım inşaAllah. Üstelik 2.5 yaş arayla.
Aslında çocukların arasındaki yaş farkı birçok anne açısından merak edilen ve endişelendiren bir konu. Ancak bu o kadar kişiye ve büyük çocuğun yapısına bağlı bir mevzu ki başlı başına bir yorum yapmak mümkün değil.
Kendimden örnek vereyim. Benim kızım, doğduğu günden itibaren gece uykusuna düşkün bir çocuktu. Gün içinde uyku sorunu yaşadık ancak genel olarak uyumlu ve akıllı bir bebek oldu. Artık iki yaşını geçti ve hareketlendi. Uyum ve ağırlığından pek bir şey kaybetmedi. (Çok şükür)Zaten değişse bile bizim için artık çok geç olacaktı. Çünkü kardeşi çoktan yola çıkmıştı bile. Demem o ki büyük çocuğun davranış şekli kararınızı en çok etkileyen unsur olabilir. Tabii sizin şartlarınız uygun olduğu sürece.
Şu soruyu çok sordum.” İki çocukla baş edebilir miyim? “ Hamileliğin son aylarına girmişken yorgunluk ve baş dönmeleri artmışken yoğunlaşan soru girdabı içinde kızımla yeterince ilgilenememe endişesi beynimi kurcalamaya başladı. Sonra düşündüm. İkinci çocuk için acele etmemdeki sebep neydi? Araştırdığım , gözlemlediğim tek çocuklu ailelerden yaptığım çıkarımları hatırladım. 5 yaşında çocuğu olan bir aile.. tek büyüyen bebekleriyle yeterince ilgileniyorlar. Üstelik yürüyebilecek halde olsa dahi kucaklayıp merdivenleri öyle çıkartıyorlar. Dahası 5 yaşındaki çocuğun tek oyun arkadaşı olan annesi ve canı sıkılmasın diye erkenden gönderildiği kreşi ile birlikte kendine yetme becerisi tam olarak gelişmemiş anneye bağımlı bir çocuk çıkıyor ortaya. Bu durumda ikisine birden yetememe durumu birine fazlaca yetmekten hallice oluyor gibi. Yani gebelik ve yeni kardeşin anneyi ikiye böldüğü bir durumda büyük çocuğun annenin de teşvikiyle kıyafetlerini giyinip çıkartabilmesi, yemeğini kendi yiyebilmesi, kısmi sorumluluklar alması bir seneye kalmaz bakkala gidecek olgunluğa erişmesi kendine yetebilecek olan bir çocuğun sinyalleridir . Kardeş, bir çocuk için paylaşma duygusunun erkenden kazanılmasının güzel bir yolu. Aynı şekilde gerçekten bir aile olma hissinin verdiği muhteşem bir haz.
Şunu kabul edelim. Fazlasıyla verici bir anne nesliyle karşı karşıyayız. Bu orta yolu bulmamız gerektiği hakkında bir uyarıdır. Karşınızda herkes gibi çocuğumla maksimum düzeyde ilgileneyim kaygısı taşıyan bir anne duruyor. İnce ve kaba motor gelişimlerini önemseyen, sağlıklı beslenmesi için kendini paralayan, televizyon ve telefon karşıtı, anne sevgisinin her şeklini hissetsin diye sarılmaya doyamayan bir anneyim. Ancak unutulmamalı ki çocuk kendine yettiği ölçüde öz güvenli olur. Ve öz güvenini, aynı evde yaşayacağı bir arkadaş ile pekiştirmesi o çocuk için hayal gücünü kuvvetlendirmek anlamında büyük bir adım olacaktır diye düşünüyorum. Evet anne olarak birçok etkinlik tasarlayabilirsiniz, çok sık çocuk yapmak sizi çok yorabilir ama inanın bir çocukla yorulduğunuz kadar yorulacaksınız. Ve iki çocuk birbirine güvenli bağlandığında (ki bu sizin elinizde ) işte o zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sizin bir çocuğa verdiğiniz oyun fikirleri iki çocuk arasında fikir alışverişiyle bambaşka bir boyut kazanabilir. Bu onların dünyasında diyalog ve birlik anlamında güzel bir adımdır.
Ben demiyorum ki yeter ki çocuk yapın! Eğer vaktiniz ve enerjiniz varsa yapın. Çalışan anneler için , üstelik fazlaca hareketli bir çocuk annesi için diyebileceğim tek şey Allah sabır versin olur. Kimsenin durumu kimseyle bir değil . Çocuğu geciktiren annelerde duyduğum şey ise biraz ara vermenin onları rahatlatacağı oluyor. Kimse kendini yormak istemiyor. Bir yılı da çocuğu kreşe vermişken gezmeye ayırmak annelerin vazgeçilmezi. Böyle bir anne olamadım. Zaten iki buçuk yaşındaki bir çocuğa kardeş getirme fikrini benimsemeyen bir anne olmam gerekirdi bunun için. Yani onların bakış açısına göre, kocamın zoruyla yapmış olduğum bu hata bana iki yıl içinde 3. Bir çocuğa mal olabilirdi. Unutulan şey ise bu cesaret gösterisinin tek amacının kızımı yalnız büyütme endişesi olduğuydu. Yani diyoruz ki herkes kendi fikrince karar verir ve yapar. Herkesin öncelikleri farklıdır. Kimseyi yadırgamam. Kimse beni yadırgamasın.
Konuşmayı bitiriyorum. Kreş mevzusuna da geleceğiz. Eğitime ve sanatsal faaliyetlere de. Kardeşi olacak diye kızımın eğitimini aksatacağımı sanmayın. Hayat sandığımızdan daha yoğun ve koşturmayı bekleyen onca yol var. Şimdi yolun başındaki yavrularımı kucaklayıp onları hayata en güzel biçimde hazırlama görevimi üstlendim. Kaç çocuk düşündüğümü sormayın, ne kadar delirdiğim konusunda size ipucu vermeyeceğim. Belki bir sonraki yazıda. Belki bir yıl sonra.
Yorumlar