Kalbin Karşılığı: Şiire Yöneliş
- Merve Dalkılıç
- 28 Temmuz 2018 - 07:43
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
İnsan bazen çok şey söylemek ister. Bazen de sadece susmak… Hepimiz böyle bir ruh haline bürünmüşüzdür. Hayat insanlara söz bırakmıyor genellikle. Yaşatarak anlatıyor her şeyi. Konuşmak pek ona göre bir şey değil.
İçimizde yaşattığımız bazı duygular dile döküldüğünde mısralar oluşur. Birçok insan duygularını şiirlerle ifade eder. Anlatılmaz bir bağdır şiir duygular arasındaki. Her insan gökyüzüne bakabilir ama onda bir şey bulup dile getiremez. Bir şeye baktığında gördüklerin arasında farklılıklar vardır. Duygularda tarif edilemez bir anlam oluşur. Biz bu anlamı şiirlerde yansıtırız.
En güzel sözler bu mısralarda yer alır. Geçmişten günümüze duyguların en güzel yansıtılmış şeklidir. Ayrılmaz bir parçasıdır. Susup konuşmayan sesimizde, kalbin yansımasıdır. Kalbin dile ihtiyacı yoktur. Bakışlar sessizliğin sesi olabilir.
“Kalpten gelmeyen şey, şiir olamaz.” der Menemenlizade Tahir.
Yaşam kalp ve akıl arasındaki tercihler üzerinde gider. Şiirler, aklın olmadığı yerde kalpten gelen şeylerdir. Paylaştığınızda okunan mısralar arasındaki uğultular bir ahenk oluşturur. Belki de şiirler yazıldığında her kalpte bir bağ oluşturur ve size ulaşır bir zaman sonra. Bu yüzdendir belki de şiir sevmek. Bir gün o bağın bize ulaşması için aradaki sevgiyi yakalayabilmek için.
Şiirleri sevmeliyiz. Gökyüzünde gördüğümüz bulutların arasında dans etmek için, çocukken onlara verdiğimiz şekilleri canlı tutmak için… Okuduğumuz her mısrada hayallerimizi, duygularımızı canlı tutabilmek için… Hayata anlam yükleyebilmek için…
Yorumlar