Karışık
- Feyza Nur Özçelik
- 25 Haziran 2017 - 07:49
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Hayallerim nakıs, hayallerim fakir, hayallerim parasız. Bezgin çığlıklar duyuyorum derinlerden, bir umut yoldaş edinip gidemiyorum. Kıramıyorum dizimi, bükemiyorum ayağımı, yol alamıyorum bir türlü. Gecenin sönük ışığına tutunup döküyorum içimi. Umut hala benden uzakta, çığlıklar hala derunumda...Keşmekeşliğin silik satırlarından okuyorum kaderimi, mahsun olmuş gözlerim dolmasın diye tekrarını içimden yapıyorum. Yankılanmadan okuyorum ama sesli sesli. Kulağını tıkayan, kalmış son birkaç umuda duyururcasına! Ne alçakgönüllüyüm artık, ne de boyunduruk altında. Yüzeye çıkmaya çalışan bir tohumda değilim. Don biçti geleceğimi. Soğuklar yedi filizlerimi. Toprak zedeledi fikirlerimi... Bir kuyu kazdım yalarken tedbir olsun diye ölüme. Hayat sürükledi sonra beni yarım kalmış boş enkaza. Alemdeki hacmim iki metre. Kim için soluyorum bilmiyorum. Nefes almayı bırakalı çok oldu; yalnızca zorunluluk gideriyorum.Ben bir örgü motifi; yanlış ilmeği sonradan fark edilen. Ben geri çevrilmiş dua; kabul olunmayı reddeden...Ne bir renge sahibim, ne yıldızlar ellerimde. Kalbim bir buz parçası, karlar alemi ise çok geride. Yolunu kaybetmiş çoban, avından kaçan avcı. Susuzluğu yok eden kuraklık, barışı getiren politikacı (!) Ben gezegene hapsolmuş bir mahkum suçum ise nankörlük. Ben kalemi kırılmış bir vebal. Mürekkebi tükenmeyen sonsuzluk. Kayıp krallığım ben, keşfi açıl. Bir kaptan bekliyorum güvertesi kalabalık. Tükeniyor sular, yıldızlar dökülüyor. Yok oluyor zaman. Ben ise karışık...
Yorumlar