Kuşlar Özgür Mü Sahi?
- Abdullah Kurt
- 27 Ekim 2018 - 11:12
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
En çok ne olmayı isterdin sorusunun cevabıydı: “Kuşlar gibi özgür olmak.” Ne masum temennilerdi bunlar… Kuşlar gibi özgür olmak, istediğin yere uçmak, karanfil bahçelerinde süzülmek, papatyalar arasında sekerek ilerlemek, en güzel kokan çiçeklerin dallarına konmak, şehrin en güzel manzarasını izlemek, atılan üç beş ekmek kırıntısı da olsa nasibimiz; kuş olmayı istemek, en çok da bir şaire ilham olabilmek… Boğazı izleyen Orhan Veli’ye merhaba demek, Cemal Süreya’nın “Kuşlar uçuyor” dizesindeki kuşlardan biri olabilmek… En çok da özgürlüğün nişanesi olduğu içindir belki de kuş olmayı istemek.
Özgür mü sahiden kuşlar? Soğuk ve fırtınalı bir eylül ikindisinde şahit oldum uçamayan martılara. Anlık prangalar vurulmuş gibiydi kanatlarına. Rüzgar devrim yapmış özgürlüğüne kuşların… Uçmak yasak! Erguvan kokuları yasak! Papatyalar arasında belki sekmek, şairlere görünmek de yasak. Şairler gelmeliydi Eminönü’ne kuşlar için. Görüş günleri olmalıydı sanki. Taze simit ve poğaçalar yasaktı vapurların peşinde. Bahar kokan bahçelere gitmek; hülyadan ibaret… Gerçekten özgür müydü kuşlar? Ey rüzgar! Son durak, taş duvar senin için. Vazgeç kanatlara pranga olmaktan, hafifçe süzül ki taş duvarlar ardına taşısın seni kuşlar.
Yorumlar