Güncel

Kusura bakmayın: Siz de suç ortağısınız!

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Kusura bakmayın: Siz de suç ortağısınız!

7 Temmuz 2017. Bir cuma günü. Bir bayram sevinciyle uyandık ve gördüklerimiz, duyduklarımız bize bugünün ve sonrasının çok acılı olacağını olması gerektiğini gösterdi.

Nereden başlayacağımı hiç bilmiyorum. Çünkü ben bugüne kadar hep umuttan, düzelişten, dirilişten bahseden, yazılarında bunu konu edinen birisiyim. Elbette bundan sonra da bu huyumdan vazgeçmeyeceğim ama bu sabah yaşadığım travma beni uzun bir süre etki altında tutacak.

Yer Sakarya Adapazarı. 9 aylık hamile bir anne, kucağında bir yavrusu daha. Ve mahluklar. Gerisi vahşet. Gerisi ölüm. Gerisi canavarlık. Gerisi kelimelerin anlatmaya yetmeyeceği bir şey.

Evet şimdi ‘tecavüzcü, plajlarda takılan, millete laf atan, hırsızlık yapan’ diye lanse ettiğimiz insanlara karşı yapıldı bu. Evli ve hem karnında hem kucağında çocuğu olan bir kadın evinden kaçırıldı, tecavüz edildi, çocuğu boğuldu, kendisinin kafası taşla ezildi. Tüh bunu bir Suriyeli bir Türk’e yapsa yıllar boyu yetecek manipülasyon malzemesi ve asparagas haber kaynağı çıkardı ama neyse ki bunu biz karşı tarafa yaptık. söz konusu onlara yapılan zulüm benim neden sesim çıksın ki.

Eğer sinirimi şuan kağıda aktarabilseydim, kağıt simsiyah olurdu. Biz ne yapıyoruz Allah aşkına. Şu sistematik çökertme bizi nasıl bir hale getirdi. İnsanlıktan eser kalmamış şuuraltımızda. Olmaz ilk medeniyetlerden beri tüm medeniyetlerin kuruldukları ve ardından dünyanın geri kalanına temiz kültür ve insanlık yaydıkları o saf, pak yer, Anadolu, nasıl bu halde olabilir.

Diyoruz ‘Biz Türk’üz’ yaptığımız bu muamele nasıl yazacak Türk tarihinde. Mecburlar diye ucuza çalıştır. Sigorta yapma. Normalin 1.5 katı 2 katı süre çalıştır. Sonra bide utanmadan çıkıp ‘Gelmesinler benim ülkeme’ de.

Hem gelen mültecilerden genç kızları 2. veya 3. eş olarak al. Sonra da utanmadan ‘Onlar geldi ortalık karıştı’ de.

Hem sen orada burada genç kızlara laf atan Türklere sesini çıkarama, sonra da utanmadan ‘onlar geldi, onlar tecavüzcü’ de.

Hem sokakta ki sıradan gaspçılara bile bir şey yapma, sonra da utanmadan ‘onlar geldi, hırsızlık arttı’ de.

.

.

.

.

Ne yazalım daha? Kime yazalım? Bizim derdimizi kim anlar? Ne yapsak da o arsızlıktan taşlaşmış yüzünüzün birazcık olsun kısa süreyle de olsa kızarmasını sağlasak?

Eğer sen bir hırsızlık olayının başına ‘Suriyeli genç hırsızlık yaptı.’ diye manşet attığın halde diğer hırsızlıklar senin için bir anlam ifade etmiyorsa; Kusura bakma bayım sende suç ortağısın.

Eğer bir laf atma olayında ‘Suriyeli gençler Türk kızlara laf attı’ diye yayarken, yanında birine laf atıldığında başını eğip geçiyorsan; Kusura bakma bayım sende suç ortağısın.

Eğer bir tecavüz olayında ‘Suriyeli genç Türk kızına taciz/tecavüz etti’ diye manşet atıp, diğer tecavüzler aklında yer kaplamıyorsa; Kusura bakma bayım sende suç ortağısın.

Bayım eğer suçlar senin kafanda kimin yaptığına, onun hangi milletten olduğuna göre önem arz ediyorsa; Kusura bakma bayım sende suç ortağısın.

Son olarak hani diyorsun ya ‘benim ülkem’ diye bu ülke senin ülken değil; Galiçyadakilerin ülkesi, Kafkasyadakilerin ülkesi, Çanakkaledekilerin ülkesi, Trablusdakilerin ülkesi, Hicazdakilerin ülkesi. Bu ülke Müslümanların ülkesi. Evet elbette 150 yıldır devam eden bozulmanın sonucu pislikler her yerde var, bizim ülkemizde olduğu gibi. Eğer bu ülke sizinse, siz vatandaşlık kadrosundan değil de haşerat kadrosundan bu ülkenin elemanı olursunuz.

Zulmün kimden geldiği önemli değildir, biz onun karşısında dururuz.

Etiketler
Suriye Mülteci Ensar Muhacir 7 Temmuz

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap