Mankurtlaşmak Ve Moda
- Hasibe Barlas
- 7 Temmuz 2018 - 10:59
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Mankurt ve moda; evet bu iki kelime arasında nasıl kuvvetli bir bağ var gelin hep birlikte anlayalım.
Modayı hepiniz duymuşsunuzdur. Duymayanız yoktur diye düşünüyorum. Moda deyince hepimizin aklına trendler, kıyafetler, renkler, cümbüşler, ünlüler, zenginler, iphone 9’lar, 10’lar, 20’ler, 30’lar(!) gelir. Gelir de gelir. Sonu gelmeyen bir liste gelir. Çünkü moda her yıl, her ay, her an değişir. “Bu yılın modası…”diye başlayan cümleleri kurmayanımız yoktur belki de. Bir mağazaya girerseniz dikkatinizi çeken ilk kıyafet size faydasını saymakla bitiremediğimiz (!) bir dizininin başrolünün kıyafetine çok benziyordur, hemen onu almak istersiniz. Gücünüz yetmez diye üzülmeyin. Çok düşünceli üreticilerimiz “çakma”sını dikmişlerdir size özel. Yeter ki siz alın. Sesinizi hiç çıkarmayın. Neyse… Moda deyince aklımıza gelenleri saymaya çalıştık. Bir de gelelim aklımıza gelmeyenlere.
Moda deyince aklımıza neler gelmez? Moda deyince nedense aklımıza kendi değerlerimiz hiç gelmez. Kimse sormaz bu benim yaşantıma uyuyor mu diye? İnsan kendini adeta ünlülerin, üst sınıf dediğimiz zenginlerin hayatıyla bütünleştirir ve kendi benliğini yok sayar. Kendi iradesini yok sayar.
Peki moda deyince aklımıza kıyafet mi gelmeli sadece. Hayır! Bir inanış, bir nesne, bir fikir de moda dediğimiz o sınırsınız kavramın içine dahil olabilir. “Şimdilerde bu şarkı moda!” Peki o şarkı sana ne anlatıyor acaba? Bir düşünceyi, bir değişimi aşılıyor biz farkında olmadan. Değerlerimize, yaşantımıza, inancımıza ait olmayan, saygı duymayan bir düşünceyi. Ve biz bunun farkında olmadan uyuyoruz güzelim modaya. Eee zaman değişti canım. Eskidendi o. Şimdi modaya uymak lazım. Çağın gereklerini yerine getirmek lazım. (!) Lafı uzattık kusura bakmayın. Şimdilerde lafı uzatmak da moda… Velhasılı kelâm; moda deyince aklımıza kendimizden neler kaybediyoruz sorusu gelmez. Ben kimim, modayı kim yönetiyor sorusu gelmez. Aklımıza kendimizi sorgulamak gelmez.
Bu satırlardan sonra vicdanı olan neler kaybettiğini sorgulayadursun biz gelelim mankurt kavramına;
Mankurt nedir?
Efsanelere göre mankurt, köleleştirilmiş insan demektir.
Mankurt haline getirilmek istenen insanın saçları kazınır ve başına devenin boyun derisi geçirilirdi. Ve bu insan güneşin altında bekletilirdi. Bu dayanılmaz acı sonunda beyin işlevlerini kaybeder ve mankurtlaşan insan, bir köle haline gelirdi. En yakınları başta olmak üzere herkesi unutur ve kendine dair hiçbir şey hatırlamayan bilinçsiz köle haline gelirdi. İnsan vicdanıyla, benliğiyle, kalbiyle, zihniyle, iradesiyle, kişiliğiyle insandır. Bunları kaybettiği zaman kendini kaybeder. İşte mankurtlaşan insan kendini kaybettiği için efendisinin sözünden hiç çıkmaz. Gel dese gelir. Git dese gider. Giy dese giyer. Al dese alır. Son cümleler size de modayı hatırlattı mı değerli okuyucu! Neyi kim için alıyoruz ? Neyi ne için giyiyoruz? Nereye ne için gidiyoruz? Adeta mankurtlaşmış bir insan gibi sorgulamadan, yargılamadan, tartmadan, tartışmadan kabul ediyoruz modayı.
Zihnimiz uyuşuyor, biz uyuyoruz.
Eski bir efsanedir mankurtlaşan insanlar; yeni bir gerçek ise modalaşan insanlar…
Hepimiz bu gerçeğin bir parçasıyız ve kendimizi sorgulamalıyız vesselam. Ben modanın neresindeyim, moda benim değerlerimin neresinde?
Etiketler
Yazar Hakkında
Hasibe Barlas
Deryada damla olma çabası...
Yorumlar