Merhamet Duygusu
- Havva Öz
- 8 Aralık 2018 - 09:15
- 4 dk okuma süresi
- -
- 0
Allah (a.c.)’ ın yarattığı kullarına karşı göstermiş olduğu en özel hasletlerinden bir tanesi; hiç şüphesiz merhamet duygusudur. Her insanda merhamet duygusu olmadığı gibi, hayvanlarda merhamet duygusunun olması görülebilir bir durumdur. Yüce Yaradanın kendini kuluna tanıtmak için merhameti en yoğun olarak annelere bahşetmiş olduğuna şahitlik edebiliriz. Annelerde gördüğümüz bu yoğun merhamet duygusunun; aslında Yüce Allah (a.c.)’ ın rahmetinin, şefkatinin ve merhametinin ufacık bir tecellisi olduğunu idrak ederiz. Hiç mümkün müdür ki yarattığı bir sanat eserinde zahir olan bir özellik, onu meydana getirende de bulunmasın. Yüce Allah (a.c.) kendisinde bulunan sonsuz merhameti, yine kendi yarattığı bir eserde zahir kılıyor ki; o eseri kendisine bakarak Yaradanını hatırlasın. Merhamete en çok annelerin lâyık görülmesinin sebebi de kadınların bilhassa daha hassas ve duygusal olmalarından kaynaklanmaktadır. Çoğumuz da bilir ve görürüz ki, annelik bu dünyada en mukaddes hakikat ve bir kadının ulaşabileceği en yüce mertebelerden birisidir. Bundan dolayıdır ki yine Allah (a.c.) kendisinde bulunan sonsuz merhamet duygusundan bir parçasını annelere vererek kendisini tanıtmaktadır. Bu sadece insanlar için tabii bir sonuç değildir. Hayvanlar üzerinde de bu insani duyguyu görebilmek mümkündür. Yırtıcı bir hayvan olan aslanın bile bir yavru sahibi olduktan sonra kendi yavrusuna ve diğer hayvanlara karşı merhamet duygusunun arttığını görebiliriz. Merhamet insani bir duygudur. Bize insan olduğumuzu hatırlatan en önemli erdemlerden biridir. Merhametimiz ve bilgimiz olmadığı zaman Kur’an-ı Kerim’ de geçen “hayvandan da aşağı olma” durumuna düşmemiz söz konusudur. Allah(c.c.) muhafaza eylesin. Hayvanlar bile birbirlerine merhamet ederken, kimi insanlar merhameti yok sayıp taştan bir kalp ile yaşamaya başlamışlardır. Tüm insani değerleri yok olmuş, hayvandan bile daha aşağı bir durumda olan fakat adına insan dediğimiz varlıklar. Merhametten beri olan bu tür varlıklar sadece hayvandan aşağı bir durumda olmakla kalmaz, aynı zamanda insanların huzurunu bozmaya ve insanlara türlü zulümler uygulamaya başlarlar. Sadece insanlara değil hayvanlara ve diğer canlılara da zarar vererek zalimliklerini ispatlamış olmaktadırlar. İnsaniyet namına hiçbir servetleri kalmamış, dünyanın tüm zenginliklerine sahip olsalar bile batında kalben fakir ve zillet içindedirler. İnsanlığı içten içe adeta kemiren bu varlıkların tedavileri ne yazık ki mümkün değildir. Kalpleri taşlaşmış, hiçbir ayet ve hadis etki etmeyecektir onların halet-i ruhiyelerine. Efendimiz (s.a.v.)’ in insanların merhamet duygusunu yitirmemeleri adına dile getirdiği pek çok hadis kaynaklarda mevcuttur. Bunlardan birkaçını sıralayabiliriz: “Allah mahlûkatı yarattığı vakit; kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına “Rahmetim, gazabıma üstün geldi” diye yazdı. (Buhâri, Tevhid, 15,22,28,55; Müslim, Tevbe, 14-16) Rabbiniz gerçekten çok merhametlidir. Kim içinden bir iyilik yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, on katından yedi yüz katma hatta kat kat fazlasına kadar iyilik sevabı yazılır. Kim de içinden bir kötülük yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, bir kötülük günahı yazılır veya Allah onu siler.(Darimî, Rikâk, 70)
Allah’ın kullarının kalplerine yerleştirdiği merhamettir ve Allah, ancak merhametli kullarına rahmet eder. (Müslim. Cenaiz 11: Buhari Merda 9)
Allah Teâlâ rahmetini yüz parçaya ayırdı. Doksan dokuzunu kendi yanında tuttu, bir parçasını ise yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün canlılar birbirine merhamet ederler. Hatta kısrak (emzirirken) yavrusuna basıp da zarar verir korkusuyla ayağını kaldırır.(Buhâri, Edeb, 19; Müslim, Tevbe, 21)
Allah Teâlâ, yeri ve gökleri yarattığı gün yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet, yerle gök arasını dolduracak kadardır. Bu yüz rahmetten yeryüzüne bir tek rahmet indirdi ki, bu sayede anne yavrusuna, yabani hayvanlar ve kuşlar da birbirine merhamet ederler. Kıyamette ise O, bu rahmetin tamamı ile kullanna merhamet eder. (Müslim, Tevbe, 21)
İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez. (Buhârî, Tevhid, 2)”
Bir adam yanındaki çocukla Hz. Peygamber (s.a.s.)’e geldi. Adam çocuğu bağrına basıyordu. Hz. Peygamber (s.a.s.): “Ona karşı merhametlisin değil mi?” diye sorunca adam: “Evet” dedi. Bunun üzerine O (s.a.s.): “Allah, ona karşı senden çok daha merhametlidir. O, merhametlilerin en merhametlisidir” buyurdu. (Buhâri, Edebü’l-Müfred, 137)
Yüce Allah “Ben, merhametlilerin en merhametlisiyim. Bana hiçbir şeyi ortak koşmayanları cennetime koyun!” buyurur ve bunun üzerine onlar cennete girerler. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, l. 4)
Bunlar sahih hadislerden sadece birkaçıdır. Merhametle ilgili birçok hadis zikrolunmaktadır. Şimdi birkaç ayete bakalım:
”Hac Suresi: 65. ayet: Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.
Rum Suresi: 21. ayet: Onda ‘sükun bulup durulmanız’ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.”
Ayet ve hadislerden de anlaşılacağı üzere merhamet öncelikle Allah’ın en önemli niteliklerinden birisi ve insanlığı temsil eden en yüce duygudur. Ne kadar çok merhamet edersek o kadar çok merhamete mazhar olacağımız müjdeleniyor. İnsanlara merhamet etmeyene Allah (a.c.) ın da merhamet etmeyeceği belirtiliyor. Öyleyse merhamet duygumuzu daha çok kuvvetlendirmek adına tüm canlılara daha çok merhamet edelim. Ne olursa olsun, ne kadar acı yaşarsak yaşayalım bunların hep imtihan olduğunun bilincinde ve idrakinde olalım, merhamet duygumuzu yitirmeyelim ve eğer sabredersek Rabbimizin vaadinin hak olduğunu ve içinden ırmaklar akan eşi benzeri olmayan Naim cennetleriyle ödüllendirileceğimizi bilelim. Son olarak yaşadığımız acılara binaen şu muhteşem ayeti hatirimizdan hiç çıkarmayalım:
“Rabbinin rızasına ermek için sabret.” Müddessir Suresi: 7.Ayet-i Celile
Allah (a.c.)’ ın merhameti üzerimize olsun.
Etiketler
Yazar Hakkında
Havva Öz
Okudukça anlayan, Anladıkça yazan,
Yazdıkça daha aydın dünyalar tahayyül eden,
Masiva’dan Mavera’ya hakikat yolcusu...
Mütefekkir, Fikir İşçisi
Yorumlar