Merhamet Yoksunu
- Zeynep Yağmur İnanç
- 7 Temmuz 2018 - 09:05
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
İnsan ne önemli, değerli, bir canlıdır, dünyada birçok şey onun hizmetine sunulduğu gibi ona emanet de edilmiştir. Mesela; ilk başta insanın kendi canı, hayvanlar, çocuklar, doğa hatta eşya bile emanettir. Maalesef artık emanetlere ihanetler arttı hatta yavaş yavaş yok olmaya başladılar. “Eşyaya nasıl zulüm ediliyor?” demeyin. Örneğin; eğer bir çiviyi tokmak gibi kullanır veya herhangi bir nesneyi görevi dışı alakasız bir sorumluluk yükler, orada kullanırsanız o nesneye de zulüm etmiş olursunuz.
Emanete ihanete ilk başta kendimizi bir caniye dönüştürmekle başlarız. Yani sevgi, merhamet, güven vermek gibi insanlık vasfı taşıyan özellikleri kaybetmesiyle başlar. Ve daha sonra insanlara, hayvanlara zarar vermekle yayılır, büyür, çoğalır.
Değerli bir canlı olan insanoğlu değerini kaybedip tehlike saçmaya başlar. Aklını, iradesini, merhametini, inancını kaybetmiş bir insan bütün canlılardan daha değersiz bir hale gelir. “Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler, hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı) dırlar .” (25/44) ayetini unutmayalım.
“Bozulduğu zaman insandan daha korkunç bir yaratık yoktur.” Diyen ünlü Rus yazar Tolstoy’un ne kadar haklı olduğunu, özellikle son zamanlarda daha iyi anlıyoruz. Son zamanlarda yaşanan olaylar yaşadığımız zamanın niye böyle olduğunu, nasıl bu hale geldiğini sorgulattı. İnsan nüfusu arttıkça insanlığın azalması birçok canlının yaşamasına büyük bir tehdit oluşturuyor.
Bu tüyler ürpertici olaylar karşısında ölümden korkuyoruz ya, bence ölmekten değil, öldürülmekten korkalım. Öyle korkunç bir zaman ki cinayetlerle, öldürülmelerle dolduruldu. Artık kendi ecelimizle ölmek lüks hale gelmiş, öldürülmekten korkar oluverdik.
Unutmayın, cinayet ölümü çalar insandan. Bu yüzden kendi ecelimizle ölmek büyük bir lütuftur. En büyük nimet de güzel, kibar konuşmak, sevmek, sarılmak, bir çocuğun başını, bir kediyi, köpeği okşamak hayal kurmak, İnce düşünmek, halden anlamak, düşeni kaldırmak, ağlayanı teselli etmek, güldürmek, iyilik yapmak bu aralar pek rağbet görmese de hepsi bedava biliyor musunuz? İnsanlığın katili insan oldukça durumumuz içler acısıdır.
A. Cahid Zarifoğlu duygularımın tercümanı olmuş; “Biliyor musunuz ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim.” İnsanlığın kıyametini yaşıyoruz, Allah sonumuzu hayır etsin.
Etiketler
Yazar Hakkında
Zeynep Yağmur İnanç
İü Sosyoloji mezunu, Editör
Yorumlar