Müslümanların Gaflet Uykusu
- İsmail YILMAZ
- 27 Nisan 2019 - 03:49
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
...hastalıktan gözlerini açacak takati olmadan yatıyordu öylece, biran gözlerini açar gibi oldu yakınındakiler aha işte, aha açtı dediğini duyar gibi oldu, ama göz kapakları gerisin geriye kapandı.. yıllardır böyle ölücesine yatıyordu. Onu ziyarete gelen dostları vay koca çınar sen bu hallere düşecek adam mıydın diye söyleniyorlardı. Sen hasta düştüğünden bu yana dağıldık, gaflete düştük, kefere azmışcasına üstümüze gelmeye başladı diye veryansın ediyorlardı. Kalk ayağa ve tekrar bizi hilafetin altında topla, gölgende sakla bizi kardeşim, kardeş bildiklerin ölüyor diye feryad ediyorlardı. Kalk silkelen ve kendine gel ey koca Osmanlı diye naralar bir birini takip ediyordu.. Dağıldık topla bizi diyorlardı, ama koca çınar düştüğü yerde öylece ölmüşcesine yatıyordu. Herkes başında feryad figan eskileri yad edip ağlarken düşman boş durmuyor mabedlerimize saldırıyor ve Müslüman kanını her yerde akıtıyordu.
Evet kardeşim yukarıda bir misalle anlatmaya çalıştığım olay şuan ümmetin içinde bulunduğu durumdur. Atalarımız tam 600 yıl dünya'ya hükmetmiş, nerede bir mazlum varsa oraya seferler düzenlemiş ve gönüller feth etmiştir. Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e öyle bir hal almış ki ihtişamından düşmanın ayaklarının bağı çözülür kaçacak yer ararlarmış.Tarihin derinliklerine tozlu raflarına bakacak olursak, küçük bir oba iken koca bir devlet olmak, bir toz tanesi iken koca bir çöl olmak, bir damla su iken koca okyanus olmakla aynı değerde olsa gerek. Bir devleti bu denli ne büyüte bilir. Hangi devlet adamı bu hale getirebilir. Her insan ecel günü gelince ölüyorsa, hükümdarlar, padişahlar da öldükten sonra bir devlet nasıl olur'da hala büyümeye devam eder. Hangi yasa, hangi düşünce bir devletin başkanı değiştiği anda bile hala aynen devam edebilir ki. Tabi ki Allah'ın kanunları ile yönetilen bir devlet ancak bu kadar büyür,bu kadar ihtişamlı olur. Benlik davası gütmeden, kendi menfaatleri üzere yazdıkları yasalarla yönetilmemiş bir millet ancak bu kadar kudretli olabilir. Bir karıncanın dahi hakkını düşünerek otağının yerini değiştiren bir hükümdarın inancı ancak bir devleti devlet kılar. İslamı sadece lafta bir kelime olarak değil, kalbinden yaşayanların torunları olduğumuzu unutup geçmişle kendimizi avutmak sadece bizim için zaman kaybıdır. Zira Müslüman için durmak yoktur! İmanın olduğu yerde imkanın'da olduğunu bilerek harekete geçen bir Müslüman için zafer her zaman haktır. Hakkı hakkıyla sahibine verecek olan Rahman'ın kulları olarak biz de atalarımız gibi bu yolda, bu uğurda 'İlahi Kelimetullah için, Allah'ın davası için yola çıkarsak zafer bizim için her daim kaçınılmaz olacaktır. Bir avuç insan küçük bir obadan dünya'ya hükmeden bir devlet olduğuna göre tarihimiz zaferler dolu olduğuna göre hasta bir çare Osmanlıyı başında oturup feryad figan ah çekerek değilde, İslam için Allah'ın davası için harekete geçerek ayağa kaldıra biliriz. Unutmayalım ki kardeşlerim bu yolda her Müslüman bir bayraktır ve bu bayrağı ileri en ileri taşıyacak olanda biz Müslümanlarız. Eğer Allah'ın davasının bulutların arkasına saklanan güneşe gitmesi gerekiyorsa, bunu güneşe ilmek ilmek nakşedecek olan bizleriz.!! Ve şuan Müslüman coğrafyasında bu kadar kan, göz yaşı ölüm varsa bunun sebebi bizleriz. İslam'ı camilerden dışarıya çıkaramayan bizlerin suçudur. Eline aldığı kağıtla ahkam kesen imamlarımız, iki rekat namaz kılınca kurtulduğunu sanan bizler tüm bu yaşananların sorumlularıyız. Sadece para kazanıp boğazının peşine düşen, beton bloklar içine kendimize hapishaneler inşa edip içine saklanan bizler kıyıya vuran çocukların sorumlularıyız. Filistin'de bacılarımız örtüsünü açmamak için cihat ederken moda tutkusunun kalıbına vücudumuzu açan bizler tüm bunlardan suçluyuz. Bizler inancını sadece inandım diyerek, boğazına, lüksüne düşkün, cezasını çekmek için Sur'a üflenmesini bekleyen insancıklarız...
Yorumlar