Fikir Düşünce

Oku!

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Oku!

Oku, yaradan ve oku diyen Rabbinin adıyla, onun yolunda, onu bulmak için oku. Oku, ilk emrin ruhunda yaktığı ateşin ilhamıyla, kâinat kitabının penceresinden bakarak oku. Ve sen yine oku. O sana ”Ey mutmain olan nefs, Rabbine ondan memnun olmuş ve onu razı etmiş olarak dön!(Fecr,27-28)”diyene kadar oku ve var emanetin sahibine.

Okumak bir lahza oyundan ibaret olan şu âlemin gerçeğini kavramaktı. Zorlanarak yürüyegeldiğimiz bir sonbahar günü, solmuş yaprakların acizliğine bakmadan ileriye dönük yaşamaktı. Yüzümüzü, gönlümüzü, ruhumuzu onun muhkem emirlerinin soluğunda yıkayıp içimizin kuytularında gizlenerek kurtlaşmış müphemleri tek bir kelam emriyle yıkmaktı.

Fakat ne oldu? Okumak lafızda kaldı. Anlam derinleşmesine bakılmadı. Güzel okumak hayatmış gibi algılanırken; güzel yaşamak, onu yaşamak ve yaşatmak dudaklarda kaldı; boğamızda tıkandı. ’’Hâlbuki hiçbir mefhumun dar çerçevesine sığmayan hayat okumaya layıktı.(Ö. Seyfettin)’’

Şimdi tekrar silkelenme, kendine gelme vakti. Vakit solmadan, ömür tükenmeden O’nun ruhumuza işlemeye ma’tuf olmuş emirlerini yine onun kitabından anlayıp mukaddes vazifeyi unutmama vakti. Kendini, haddini, Rabbini bilip onun yoluna hakiki kul olma mevsimi geldi. Ve bu vaktin şükrü, vaktin sahibinin emirlerini harfiyen yerine getirerek verilebilir. Peki, nedir zamanın sahibinin ilk emri: Oku, yaradan rabbinin adıyla…

İşte hayat bu, sebep bu, sonuç bu, yaşam bu, ölüm bu; varlık da yokluk da, yolun başı da sonu da, bilinen de bilinmeyen de her şey bu: Üç harf sadece: OKU…

Etiketler
Kur'an hayat vakit Ömür Oku Anlam Lafz Nefs Yaradan

Yazar Hakkında

Kübra Çetin

Psikolojik danışman (yaralı şifacı), hüsn-i hat öğrencisi, ney üfler, şarkı söyler ve hayal kurar...

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap