Sabır ve Acıya Dair
- Fadime Çetinkaya
- 18 Ocak 2018 - 19:16
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Tarifi var mıdır acep acının?
Düştüğü yeri yakar derler. Yanana mı sormalı, yoksa yakana mı? İşte sözün bittiği yerde susarsın. Yüreğin konuşur, sen sadece ağlarsın. Öyle bir ateş yanar ki içinde söndüremez sabırdan gayrısı. Zaman ise inan tek ilacı. Tarifi zor, bilmemek mi acı dan daha acı…
Sahi neydi böyle kalpleri paramparça eden acı? Gözlerden süzülen yaşların, yürekte koca bir okyanus oluşturması ve o ucu bucağı olmayan okyanusta küreksiz bir salda öylece oturan sen…
Kimi annelerin içinde baş aşağı duran ve onu çıkarmaya çalışınca dalları yüreğine bıçak gibi saplanan bir ağaç…
Başlarına yağan bombaları, hiç görmedikleri havai fişeği sanan ve o olmadığını anlayan savaş çocuğunun yıkıldığı an hissettikleri…
Elleri eve boş dönen, yol boyunca hesap yapan babanın yüreği…
Ve kırılan, ağlayan yüreklerin gözleri…
Hepsi neyi anlatmak istiyor böyle? İçin cız etti mi aklına annenin yaşlı gözleri gelince?..
Acının tarifi var mıdır gerçekten? Çektikçe tesbih tanesi gibi, hissedilip öğrenilen bir duygu mudur? Peki insanlar neden acı çekerler? Ya da yaşanılan acı mı insanları kendine çeker? Tarifi olmayan böyle onlarca soru…
Kalbin kırılır acı çekersin, sevdiğini kaybeder acı çekersin. Üzülür, unutulur, unutur acı çekersin. Ama ne gariptir ki ölüyorum sandığında bile ölmez acı çekersin.
Oysa hayat devam ediyor ve bunca acıya karşı seni koruyan ise ona duyduğun sabırdır. O hâlde tarifi olmayan acının reçetesi sabırda gizlidir. Çekilen hasretin, gelmeyen vuslatın, bitmeyen yolların ve dönmeyen gidenlerin acısına dayandığın kapı sabır kapısıdır işte. Beklemesini bilene, o kapıda huzur vardır. İnsan sabretmeyi öğrendikçe gerçekte acının da canını yakmadığını görüyor. Sabret ki acın dinsin, yüreğinde gözyaşlarıyla doldurduğun okyanusun kurusun. Acıyı görmek değil, sabrını öğrenmektir esas olan. Derdine sabrı katık etmek dersen, o sandığın gibi her yüreğin harcı değil işte…
Gerçek acıyı sorarsan eğer, insan olduğunu unuttuğun gün insanlığın sana karşı hissettiği duygudur .
Öyleyse ey acı! Geleceksen de sen sabırla gel.
Ben sabırsız, sen zamansız olduğun gün çekme beni kendine.
Yürekler ve acılar…
Ve acının sevdası sabır…
Her acıya sabredebilmek ise onu kabullenmek değil elbette.
Unutmamalı:
“Sabır boyun eğmek değil, mücadele etmektir.” Hz. Ömer
Ne diyeyim, yanan yüreklerde acıların katığı sabır olsun..
Etiketler
Yazar Hakkında
Fadime Çetinkaya
Okumak zaman ister, yazmak ise dolu bir yürek... Ben ise okudukça yazanlardanım...
Yorumlar