Biyografi

Şehadet Şerbetine Son Saatler. Var Mı Acaba Daha Güzel Bir Şey?

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Şehadet Şerbetine Son Saatler. Var Mı Acaba Daha Güzel Bir Şey?

 Şehit Furkan DOĞAN’a


Hak ve batılı ayırt eden, ismini layıkıyla taşıyan bir genç! Mavi Marmara gemisi yelkenlerini Akdeniz’e açmıştı. Fakat Furkan Akdeniz’e değil; Allah’a, şehadete açmıştı kalbinin yelkenlerini. Belli ki şehadeti özlüyordu. Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaydı ve Gazze’yi fethe gidiyormuş gibi bir heyecanla çıkmıştı yola. Mavi Marmara denizin üzerinde yol alırken onun kalbi kuş hafifliğinde süzülüyordu göklerde.

Hani Bedir Savaşına “Yevmü-l furkân” günü denmişti ya, 31 Mayıs 2010 tarihi de bir Furkan günüydü. Gazze’yi, İsrail’den ayırt eden bir gün olmuştu. Hak davayı, batıldan; merhametli kalpleri, katılaşmış kalplerden; imanı, küfürden; ihlası, şirkten ayıran bir gün.

Ve Furkan’ın Rabbine kavuştuğu gün. Rabbine olan sevgisini ispat ettiği gün. Masmavi denizi kırmızıya boyadı onun imanı. İmanın rengini öğretti geride kalanlara. Yanlış anladınız, imanın rengi kırmızı değildi. İmanın rengi “bedel ödemek”ti. Allah’ın boyası ile boyanmak ve O’na kavuşmaktı. Ve şehit olmadan önce son sözleri annesiydi;

“Şehadet vaktine son saatler. Var mı daha güzel şey? Varsa o da sadece annemdir. Ama ondan ben de emin değilim, ikisinin kıyası çok zor.” demişti.

Önce kendini sorgulamıştı, şehadetin en güzel şey olduğunu biliyordu ama bir çocuk masumiyetiyle annesinden bahsetmekten alıkoyamamıştı kendisini. Çünkü bu dünyada belki de kendisine en şefkatli ve merhametli davranan kişi annesiydi. Annesini bir daha görememekten korkmuştu belki de. Ama imanının verdiği cesaretle çoktan en güzel olanı seçmişti bile. Çoktan çıkmıştı yola. Allah’a kavuşacaktı. Biliyordu ki Allah’a kavuştuğunda ayrılıkların elemi son bulacaktı. Ona kavuşmak her şeyi geride bırakıp özgürlüğe uçmak, hür olmaktı.

Hani bir defasında Hz. Ömer (radiyallahu anh):

“Yâ Resulullah! Sen bana canımdan başka her şeyden daha sevgilisin.” deyince Efendimiz (sav) buyurdular ki: 

“Hayır! Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben sana canından daha sevgili olmadıkça imanın kemâle ermez.”  Bunun üzerine Hz. Ömer (radiyallahu anh):

“Öyle ise, şu anda yâ Resulullah! Sen canımdan da sevgilisin.” diyerek bağlılığını ifade etti. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz:

“Yâ Ömer! Şimdi imanın kemâle erdi.” buyurdular. (Buhârî)

Hz. Ömer’in teslimiyeti Furkan’a da nasip olmuştu. Canından, malından, gençliğinden, annesinden çok sevdi Allah ve Rasulünü(sav).

Ve şairin dileği ona nasip olmuştu.

Sanki hal diliyle “Uzatma dünya sürgümünü benim” demiş ve vuslata şehadetle ermişti.

Geride kalanlara genç olmayı ve genç ölmeyi öğretti adeta.

Ruhuna Fatiha…

Selam olsun Furkan’a.

Etiketler
Şehadet Mavi Marmara Furkan Doğan Hz. Ömer imanın rengi

Yazar Hakkında

Hasibe Barlas

Deryada damla olma çabası...

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap