Sosyal Medyanın Afili Kaybedenleri
- Büşra Nur Haskul
- 27 Şubat 2017 - 14:45
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Sosyal medya, afili görünmenin aracı veya karşıdaki kişilere daha karizmatik görünmeyi ifade eden sun’î ve sağlıksız bir bitpazarına dönmüş maalesef. Kavramın karşıladığı sosyolojik terminolojiye girmeden “muhafazakâr” sıfatıyla işaret edeceğim. Gençlerin sosyal medyada görünme çabaları ne yazık ki samimî değil. Tabiî ki de istisnaları ve samimî olan kişileri tenzih ederim. Bunun dışında sosyal medyayı kullanan kesimin varlığı nitelik bakımından pek ihlâslı değil. Bu durum aynı zamanda orijinal bir görünüşten de mahrum.
Şöyle ki; meselâ Gazze, Mısır ve Suriye gibi toplumun hassas olduğu meselelerle ilgili paylaşımlarda bulunma yarışına girerek kendi reklâm derecelerini bunun üzerinde kavileştirmek suretiyle duyarlı ve entelektüel görünme çabalarına girmekte, ancak fiziksel herhangi bir uzantısı olmayan bu tepki, basit bir telkinden beslendiği için tam bir samimiyeti temsil etmemektedir. Sosyal medya üzerinde muhafazakâr gençlerin kendi nefislerini haramlardan muhafaza etmeden, neyin muhafazasını yaptıklarını sormak gerekir. Bunların gündemi, vicdanını rahatlatma dürtüleri ile sınırlı olan bir kalıptan öteye geçmiyor. Bu tarz paylaşımlar günlük imajın dışında insanların zayıf ve içi boş ruh hallerini yansıtmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Genel manada görünebilmenin hastalık halini aldığını rahatlıkla söyleyebileceğimiz, toprağı ve oksijeni olmayan bu sanal dünyada, en dindar, en duyarlı, en entelektüel, en karizmatik olmanın yarışından başka bir şey değil. Sosyal ağ dünyası gerçekte muhafaza edilmesi gerekeni karşılayamadığı gibi, düşünce ve vicdanî kanadı da değersizleştiriyor. Bu aynı zamanda interaktif iletişimin sosyal medyada bireyler üzerinde kişilik bölünmelerine yol açıp kimlik bunalımı gibi olumsuz yanları da beraberinde doğuruyor.Bir büyüğümüzün “Olmak hakikat, görünmek imajdır. Olmak olgunlaşmakla, görünmek ise gösterişle ilgilidir. Temiz olmakla temiz görünmek arasında mahiyet farkı vardır” sözlerini görünür olmakla var olmak arasında ciddî bir tezatlığı ortaya koyması bakımından yerinde buluyorum. Gerçek sahadaki motivasyon boşluğunu burada doldurmaya çalışmak varoluşsal bir zayıflık anlamına da geliyor.”Gözetleme”nin; modern dünya ve dijital iletişim devriminin hayata kattığı bir kavram olduğunu biliyoruz. Bu kavram insanın hareketlerini, duygularını, kişisel ve her türlü editoryal alanını eline geçiren bir güce sahip. Genelde büyük çoğunluğun özelde de muhafazakâr kesimin gözetleme duygusunun tatmin edilmesine hizmet eden bu platformlar, aynı zamanda sağlıklı bir insan duruşunu sergilemiyor. Hâsılı bu sosyal medya camiasından görünmeyi göz önünde bulundurmak esastır. İstenilen kimliği seçip onun üzerinde kişilik organizasyonu inşa etmek gibi bir çözülmeyi de beraberinde getiriyor. Dindar görünmek, onun üzerinde duyarlıyım imajı oluşturmak, doğaçlama bir temadan bağımsız diyaloglarla konuşup mahremiyeti başkalarına peşkeş çekip kendini ispatlamaya çalışan modern muhafazakâr şahsiyetin vazgeçemediği, geçemeyeceği hastalığıdır. Etiketin adı ne olursa olsun görünme isteği yirmi birinci yüzyılın ortaya çıkardığı yeni bir sorundur. Vesselam…
Yorumlar