Edebiyat

Umutsuz Gitmek

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Umutsuz Gitmek

Bir yağmur sonrası tüm ıslaklığı ile yetimce kalmış umut. Almış başını gitmiş zarifçe bir kadın edası ile en uzak yollara…
Kuşluk vakti rüyaları gibi uykuda kalan bir umudun eşiğinden geçmek istemişim, yüreğime vurulan prangalar set koymuş önüme. Başımı göğe kaldırdığımda erkenci kuşlar diyarlarımı terk edeli yarım asır olmuş da fark edememişim.
Bir yara takâtimi sömürürcesine buluşmuş dizlerim ıslak betonlarla. Gözlerim nemli; bulutlar gibi ağlak, yağmur ile dost olurcasına. Bir yüreğin kanatlarıma dokunuşuyla kuş olup uçmak isterken takılıp kalmışım kara parçalarıma.
Hüznüm umuduma başkent olmuş, tüm duygularıma prangalar vurulmuş. Sessiz bir serzeniş benimki…
Görünmez bir yürek sancısı ayları, takvimleri olmayan. Tüm sabahları ve geceleri eski bir bavula sığdırıp geçmişinden ve geleceğinden taşarcasına ümitsiz diyarlara gidiyorum şimdi.
Gitmek öyle mağrur öyle serzenişte ki. “Gitmek” bilse böyle ucu sivri bıçak gibi yürekleri deştiğini, adının gitmek olmasını ister miydi? Varacağı bir durağı olmayan yüreğim öylece sessiz, vedasız terk ediyor insanların buğulu yüzlerini.
Kalmanın matah bir şey olmadığı, değer bulmadığı bu yarım asırda gitmek belki de en faziletlisi.
Gitmek; senden, benden, ondan, şundan, bundan, tüm fiillerden, zamirlerden… Biraz geceden biraz gündüzden, çoğu kez umuttan, bir nebze ömürden…
Gitmek limanı olmayan yüreklerden, tarihi belli olmayan takvimlerden.
Ve gitmek; kal diyenlerin, umarsız insanların seslerinden kaldırımları yararcasına, göğü delercesine…
Her terkediş biraz da gitmektir.
Gidebilenlere selam olsun.

Etiketler
şiir gitmek Umut Sevda efendidergi

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap