Unuttuk / Unutturulduk
- Ümmü Gülsüm Şavran
- 21 Ağustos 2016 - 10:41
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Sevginin aranacağı yer bir çocuğun masum yüzü ve gülen gözleridir. Biz gülen gözlere bakmayı, masum bir yüzü gülümsetmenin vereceği hazzı unuttuk.
Bir çocuğun gözlerine baktığımızda gözlerindeki saflığı, umudu, sevgiyi görebilseydik; gerçekten görmek isteseydik belki de bu kadar çoğalmayacaktı acılarımız.
Bir çocuğu mutlu etmeyi deneseydik; eğer başarsaydık bunu o zaman yüzünde oluşan o içten gülümsemeye, gözlerindeki sevince doya doya bakabilseydik belki de gerçekten mutlu olacaktık.
Bir çocuk masumiyetinde sevebilseydik birbirimizi belki de bu kadar çoğalmayacaktı hüznümüz.
Biz görmezden geldik çocukları, duymazdan geldik isteklerini, bilmezden geldik sorgularını. Yeri geldi işim var dedik, yeri geldi bilmiyorum deyip hep öteledik. Çocuğu çocuk yapan özellikleri bir kenara bırakıp kendi bitmek bilmeyen uğraşlarımıza daldık.
Bizler ne ettiysek kendi kendimize ettik. Çocuğun eline daha 3 yaşında tablet/telefon verip sanal aleme gömülmesine ve bizden, gerçek hayattan, değerlerinden uzaklaşmasına sebep olduk. Şimdi hangi çocuk duruyor ailesinin yanında, ya da durmak istiyor? Kim seviyor ki ailede birbirini karşılıksız, menfaatsiz? Hangi aile çocuklarına hasret değil? Hangi çocuk aile ilgisine, şefkatine muhtaç değil ki şu hayatta?
Biz daha küçük yaşta öğrettik onlara menfaati; bunu yaparsan istediğini veririm, şunu getir sonra gidebilirsin, önce benim istediklerim sonra senin vs…. Biz sonunu düşünmeden hareket ettik hep, oysa bu çocuklara has bir özellikti, unuttuk bunu ya da yine görmezden geldik.
Bir yerde daha hata ettik bizler; aile temelimizi bastırılmış ve ötelenmiş duygular üzerine kurduk. Nuh Aleyhisselam isyan eden oğluna bile “yavrucuğum” diye hitap ederken biz evlatlarımızı “yavrum” kelimesinden mahrum bıraktık. Peygamber efendimiz (s.a.v) torunlarını omzunda taşırken, bizler evladımızı başını okşamaktan dahi mahrum bıraktık. Her birimiz bir odaya kapanıp aynı evin içinde birbirimizin yüzüne hasret, değerlerimizden uzak kaldık. Biz evlatlarımıza iki kelam edecek zaman ayırmazken, televizyon denilen aile yapısının düşmanının esiri ettik kendimizi. Biz sustuk o söyledi, o konuştu biz dinledik adeta hipnotize olduk birbirimizi ve yaradılış gayemizi unuttuk. Elimizde telefon internette saatlerce vaktimizi israf ederken evlatlarımızın bir sualine cevap verecek vakti çok gördük. Biz neydik ne olduk?
Ve bizler daha neler neler unuttuk; iyi yetiştirilmiş bir çocuğun İslamiyet adına, gelecek adına, toplum ve millet adına bir armağan olduğunu unuttuk. Sadece fizyolojik ihtiyaçları karşılama ile gerçek ebeveyn olunamayacağını unuttuk. Çocuklarımıza hakkettikleri değeri vermeyi ve gerçekten aile olmayı unuttuk.
Unuttuklarımızı ve bize unutturulan değerlerimizi hatırlama zamanı gelmedi mi?
Etiketler
Yazar Hakkında
Ümmü Gülsüm Şavran
Bir yanım hüzün bir yanım umut...
Yorumlar