Unutuluyoruz
- Fatma Aydemir
- 14 Mayıs 2016 - 16:00
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Her şey anlaşıyor! Her saniye, her nefes, her söz, her bakış… Zaman bile eskirken yeni kalan ne vardı? Eskiyen değersizdir. Ne var ki bazı eskilere, zaman değer katmış. Şarap gibi, kömür gibi, dost gibi… Kömür zamanla elmasa dönüşür, insan zamanla dosta… Zaman diyorum işte zaman! Zor geliyor zamanın akıp gitmesi, değişmesi. Oysa ki bir şeyler değişmese… Ah, aklım yine eskilerde! Sevilenlerin anılara sıkışması… Yavaş yavaş biriken anılar… Gidenin, gitmenin habercisi… Önce saniyeyi sonra dakikayı, saati, günü, ayları, yılları derken ömrü eskitiyoruz. Yaş büyüdükçe eskidi beden. Yaş büyüdükçe yıprandı ruh. Geçtikçe zaman “vakitler” nitelendi. Geçmiş vakit gibi… Geçmiş vaktin hüznü, titretir yüreği. O vakit bir lâhza anıların mefkuresiyle uykuya dalma niyeti sarar bedeni. Bir süre sonra unutuluyor birçok şey. Zamanın hızı bile. Zamanın iflah olmaz hızıydı zaten yanı başımızda ölümün olduğu hayatı unutturan. Yorgunluğunda boğulduğumuz saatlerin vefasızlığıydı ölüme kapı açan. Sonra sen bile unutuluyorsun işte.
Yorumlar