Fikir Düşünce

Yoktuk, Öldük, Yokuz...

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Yoktuk, Öldük, Yokuz...

Güven verip güven bekliyoruz. Verdiğimiz kadarını değil daha fazlasını istiyoruz. Talebimiz karşılığını bulmadığı vakit “en azından biraz güvenseydin” dediğimiz dahi oluyor. Neyi ne kadar istediğimizi bilmiyoruz.

Anlaşarak kurulan arkadaşlık bağlarımızın tek taraflı feshedilmesine tahammül edemiyoruz. Kim tahammül eder ki?

Çaresiz kalınca bütün sermayemizi yalnızlığa harcıyoruz. Yalnızlığı seviyoruz. Bütün beklentimizi devasa bir boşluk içinde arıyoruz. Paylaşamıyoruz yalnızlığı… En büyük sevdamız oluyor ansızın yalnızlık. Kıskanıyoruz en sevdiğimizden bile.

Yalnız olan her şeye benzetiyor çaresiz insan kendini. Gün doğar güneş gibi yalnızım olur, gün vedaya varınca ay gibiyiz kalabalıkta tek başına, bazen asumana bakıp, işte bu diyoruz. Hudutsuz dalış semaya…

Bütün varlığımız bir anlık şehvetin meyvesi. Arş-ı âlâda nokta olan dünyanın içinde bir nokta mesafesindeyiz. Noktanın noktaya sevdalanması… Yoktu, geldi, sevdi, sevildi ve gitti. Yok olmak için yoktan geldi insanoğlu. Üzüntülerimizin suçlusu kader, sevinçlerin kahramanı biz olduk. Aç olduk doymadık, öldük ama olmadık.

Düşe kalka yürümeyi öğrendiysek sevip kırılarak öğreneceğiz sevdayı. Her şeyin zıttıyla tarif edildiği bir dünyada, hayat ölüm için lazım, gece gündüz için lazım, nefret aşk içim lazım. Bizim doğumumuz bir düşüş bir kovuluştur huzurdan. Ölümün elimizden tutup kaldırması dirilişimizdir yeniden, huzura yürüyüşümüz.

Yoktuk, öldük, yokuz…

Etiketler
ölüm Yalnızlık Yokluk efendi

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap