Yürek Tecrübesi
- Zeynep Yağmur İnanç
- 8 Eylül 2018 - 04:58
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Nefis bir manzaram vardı, herkes gibi ben de yiyip içiyor, gülüyor, eğleniyordum. Durmadan gülüyordum, sıkıntılardan uzak yaşamaya alışmıştım ve dert tasadan uzaktım. Kısaca hayat adeta bana güzel, her şey tozpembe önüme seriliyordu.
Görünürde gülüyor, eğleniyor görünüyordum ama dertsiz bir insan var mıydı? Bizim derdimiz olmasa bile bir masum derdiyle dertlenen insanlar olmamız gerekmez miydi? Benim, senin diye bir ayrım yoktu ki sadece “biz” vardık.
Ben manzaram karşısında bütün dertleri unutmuş görünüyordum peki ya aklımdakiler? Onlara ne olacaktı? Zihnim yapmam gerekenleri araştırıyordu. Aklım yaşadığım ortama göre davranışlarımın şekillenmesini istiyor, nefsim “eğlen eğlen” diye tuttuyor. Vicdanım ise feryat ediyor, “Nefsine beni teslim etme.” diyordu.
Aslında hepsi bir arada olsa daha iyi olacaktı. Dünyadaki acıları unutmadan önümüze sunulan güzel nimetlerden faydalanmak gerekirdi. Dertlerimizi, dertlenmeyi ihmal etmeden tadını çıkamamız bize yakışırdı. Çünkü bizim iman ettiğimiz Peygamberimiz, “Müslüman’ın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” diye, buyuruyor.
Ben dinimi, inancımı, vicdanımı unutup kendimi şımarıklığa, eğlenceye verip vicdanımın, yüreğimin sesini susturamazdım. Ayrıca kaç lisan bilirseniz bilin, şımarıklıkla, gafletle karışmış bir davranış şeklini yüreğinize tercüme edemeyeceksiniz.
Etiketler
Yazar Hakkında
Zeynep Yağmur İnanç
İü Sosyoloji mezunu, Editör
Yorumlar