Edebiyat

Zamanda Sen

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 4
Zamanda Sen

         Oysa seni sadece kendime saklamıştım.

         Hem de öyle derinlere ki ne bir haber, ne bir iz… Kimse bilmiyor, bilemiyordu seni. Bu esrar, bu elem, bu giz bir tek sana yakışıyordu. Karardıkça zaman ve gün doğarken ufuktan sanki varlığını bilmeden hızla geçmeye çalışıyor ama o da benim gibi başaramıyordu. Sana denk gelen her varlık sende var oluyordu. Seni tanıyan her beşer seni unutamıyordu.

         Asılı kalıyordu sende zerreler ve kürreler. Doyamıyordu seni seyretmeye mekan. Yer çekiliyordu ayaklarının altından, (adeta), Sana yol bulmak için tüm gayretiyle veryansın ediyordu. Durmak bilmeyen zaman; sende yavaşlıyordu. Şehrin o alışılageldik uğultusu anlamlı bir melodiye dönüyor. Sanki herkes bir orkestra şefi gibi birbirini yönlendiriyordu. Gün evinin yolunu tutuyor gece nöbeti devralıyor ve kayboluyordu sesler. Derin bir sessizlik uzun uzun seni anlatıyordu. Öyle büyülü, öyle anlamlı bir anlatıştı ki bu anlatan susuyor, dinleyenler susuyor yine de o ahenk avaz avaz seni anlatıyordu.

         Kaybolunca zaman; varlar ve yoklar alemindeki tüm sırlar açığa çıkıyordu. Çıkıyordu çıkmasına da en derinlerde yine sen kalıyordun. Yıkılan hayaller bile gerçekle yüzleşiyor ama zat-ı şahanen rüyaları süslemeye bir kez daha ant içiyordu. Kalem, kağıt ve dahi silgi, bir seni yazıyor, bir seni çiziyor ve senle siliyor, seninle siliniyordu. Bu kısır döngü bile seninle umuda gebe kalıyordu.

        Sana akan nehirler çağlıyor, kuşlar sana diye uçuyordu. Bin bir emek, gayret ve niyet sana varmak  için temizleniyordu. Benzersiz kokun rüzgarın yönünü belirliyordu. Kararan bulutlar yağmuru senin topraklarını bereketlendirsin diye yağdırıyordu. Ekinler her sene seni görme hevesiyle başaklanıyor, göremeyenler hakkını devrisi yıla saklı tutuyordu.

       Kanayan her yara sen diye acıyor, başa gelen her musibete senin için sabrediliyordu. Ruh bedene senin için katlanıyor, kanatlanıp uçmuyordu. Sayılar ardı ardına senin için huzurla sıralanıyordu. Dört işlem seni bulmak için çarpılıyor, bölünüyor, bir ah bile demeden toplanıp, çıkıyordu. Denklemler senin için kuruluyor, bilinmezlikler seninle ortadan kayboluyordu. Sağlamalar seni her zaman doğruluyordu. Harfler yan yana gelince birbiri ile dost oluyor, seni anlatmak için yazılıp siliniyordu.

     Belki de şu an bir anne seni doğuruyor. Adını yeni koyuyor, senin için kılı kırk yarıyordu.

     Bütün yemekler sana yapılıyor, lezzetler senin için nam salıyordu. Dalından koparılan her meyve adını sayıklıyor, seni bulma arzusu ile bazen ham iken yurdundan yuvasından oluyor, çoğu zamanda dalında olgunlaşıp kuruyor, seni bulma hevesi ile yeniden toprağa karışıyordu.

     Bağışıklık sistemi seni savunuyor, tüm hücreler adını birbirine taşıyordu.

     Kalp senin için kana yol gösteriyor, seni görme ümidiyle bir hızlanıp bir yavaşlıyordu…

     Gözler seni görme ümidiyle renkten renge bürünüyor ama her gözbebeği sende sabit kalıyordu.

     Anlam, ifade ve mizaç seninle tamamlanıyordu.

     Şair seni benden duymuş olmalı. Bu eşsiz dizeyi sanki bendeki sana yazıyordu. Bir ozan eline sazı alıp aklımdan geçen cümleleri sen duyasın diye benim için besteliyordu. Hele o türküler yok mu? Seni özleyenlere aşkının ab-ı hayatından bir damla bile olsa serinlik sunuyordu.

     Ateşler senin için tutuşuyor, pervaneler aşkına uçarken kanatları yanıyor, izleyenler onları ateş yaktı sanıyordu.

      Sen böyle benden bana savrulurken ben ise sende kayboluyordum. Tüm yollar sana çıkıyor. Çıkmaz sokaklarsa aşkının mahzenine gizli geçit oluyordu.

    Durdurulamaz şu telaşım engellenemez bir toprak kaymasına neden oluyordu.

    Bana neler oluyorsa oluyordu da zamandaki sana hiçbir şey olmuyordu. Her gelen gidiyor, her yeni eskiyor, güzellikler yitiyordu… Sadece An ve Sen kalıyordun.

    Bu efsanevi bilmeceyi An’ da kalanlar ‘An’ lıyordu…

Etiketler
Zamanda Sen Anda Sen

Yazar Hakkında

esra_ozden

Allah Var,Korku Yok!

Yorumlar

  • 4 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap